Artvin’de,  kentin marka değerini yükseltmek, turizm sorunlarını görüşmek, turizm potansiyelini artırmak ve turizmden hak ettiği payı alabilmesi amacıyla düzenlenen “Turizm Çalıştayı” geniş katılımla gerçekleştirildi.

Artvin Valiliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığınca DSİ 26. Bölge Müdürlüğünde düzenlenen çalıştaya, Vali Ömer Doğanay, Artvin Milletvekili İsrafil Kışla, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ziya Taşkent, Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Tilki, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Gümüş, akademiyseler, sivil toplum kuruluş temsilcileri, turizm ve seyahat acentelerinin temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Çalıştay, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Artvin Valisi Ömer Doğanay, burada yaptığı konuşmada, turizmin en önemli öğesinin sektör temsilcileri olduğunu söyledi.

Doğanay, “ Turizmdeki asıl yük, asıl sorumluluk, sektör temsilcilerin ve girişimcilerin üzerinde. İnşallah bu yükü hakkıyla taşırsınız. Biz kamu görevlileri olarak da sizlerin sorunlarını çözmek için gayret ediyoruz” dedi.

Bakanlık yetkililerinden Artvin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kurumsal kapasitesinin artırılmasını talep eden Doğanay, “ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüzün hem personel hem de araç gereç noktasında çok eksiği var. Bunun giderilmesini talep ediyoruz. Buradaki sorunlar bütüncül bir anlayışla ele alınmalı ve burada konuşulanlarla kalmayıp icraata geçmesini temenni ediyorum” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ziya Taşkent ise,  ülkeler ve bölgeler açısından toplumsal ve ekonomik kalkınmanın bir girdisi olan turizmin dünyanın en hızlı ve istikralı gelişen sektörlerinden birisi olduğunu söyledi.

2016 yılsonu itibarıyla dünya genelinde bir önceki yıla göre yüzde 4 oranında artış ile 1 milyar 250 milyon kişinin seyahatinin söz konusu olduğunu kaydeden Taşkent  “ Bunun 2030 yılında 1.8 milyara çıkması bekleniyor. Bugün dünya gayri safi hasılasının yüzde 10’unu, uluslararası ticaretin yüzde 7’sini ve her 10 istihdamdan birini turizm oluşturuyor” dedi.

Taşkent,  Türkiye’nin turizmde kat ettiği yolun sahip olduğu potansiyel ile birlikte değerlendirildiğinde ülke ekonomisine, kalkınmaya, doğal ve kültürel mirasın korunup geliştirilmesine katkısının tartışılamayacağını belirtti.

Taşkent, “ Turizm hamlesini başlattığımız 1980’lerde ziyaretçi sayı 1,2 milyon ve gelir 350 milyon dolar civarındayken son yıllarda 25-30 milyon turist ağırlayıp 30 milyara yaklaşan gelir gördük. 2023 hedefi olarak da 50 milyon turiste ulaşacağımıza inanıyoruz. Bugün dünyada en çok ziyaretçi alan ülke olmamız bize yeni sorumluluklar yüklüyor. Dünyadaki gelişmeler paralel olarak kendimizi geliştirme ihtiyacımız var. Dünya turizm pazarında rekabet gücümüzün korunması ancak turizmi sürdürülebilir kalkınmanın bir unsuru haline getirilmesiyle mümkün olacak. Toplumun her kesiminin turizmden aldığı payı en üst seviyeye taşımamız lazım. Bunun içinde nitelikli çevreye duyarlı koruma kullanma dengesini gözeten ülkenin kaynaklarını turizm faaliyetlerine entegre eden ve sürecin her aşamasında sürdürülebilirlik esasını gözeten turizm politikasına ihtiyacımız var” diye konuştu.

Turizm noktasında Artvin özelinde de açıklamalarda bulunan Taşkent, “Anıt ağaçlarından doğal ormanlarına, krater göllerinden yaylalarına kadar birçok doğal değerleri ile eko turizm açısından önemli kaynaklara sahip olan Artvin, özgün mimarisi ve arkeolojik zenginlikleri ile de kültür turizmi açısından ciddi bir potansiyele sahip” ifadelerine yer verdi.

Taşkent, folklorik değerler ve geleneğin büyük ölçüde korunduğu yerel yaşam tarzıyla birleşmesi sonucunda Artvin’in doğanın tarihin ve kültürün iç içe geçtiği bir marka olarak gündeme taşınabileceğini vurguladı.

Artvin Milletvekili İsrafil Kışla ise,  Artvin’in eko turizmin başkenti olabileceğini söyledi.

Artvin’in coğrafi ve tabiattaki güzellikleri bakımında İsviçre’yi ve Avrupa’yı aratmayacak güzelliklere sahip olduğunu belirten Kışla, “Artvin Çoruh Üniversitesinin 2 yıl süren çalışmasında 2 bin 727 çeşit bitiyle Artvin’in Türkiye’de bitki çeşitliği bakımından en zengin il olduğunu ortaya koydu. UNESCO’nun Türkiye’deki biyosfer rezerv alanı olarak tek tayin ettiği yer Camili (Macahel)  bölgesi. Bunun için diyoruz ki Artvin Eko turizminin başkenti olabilir” ifadelerine yer verdi.

Kışla konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Turizm bakanlığı yatırım işletmeleri genel müdürlüğü Erzurum, Erzincan Kars ve Ardahan’ı kış turizm koridoruna aldı burada Artvin yok, Ardahan var Erzurum var Kars var Artvin’i gerip bırakmayalım Artvin’i bu koridor içine almamız lazım. Bunu nasıl yapacaksak bunu bakanlığımızdan istiyoruz. Artvin barajlar şehir birçok ide barajlar sulamak için yapılıyor ilin zenginleşmesine katkı veriyor.  Artvin’deki barajlar elektrik üretimi için yapılıyor. Elektrik üretimi için yapılan barajlar bittiği zaman, bir milyar dolar senede ülke ekonomisine katkısı olacak. Şuanda biten dört barajımız var. Bir tanede devam eden barajımız var üç tane barajında ihalesi yapıldı. Dokuz barajla 1 Milyar dolar katkı sağlayacak.  Böyle katlısı olan bir il peki elektriği kimse bize ucuza mı veriyor hayır. Bu fedakarlığı yapmışız birazda bu tip şeylerle kalkınalım.”

Yusufeli ilçesinin barajlar nedeniyle yer değiştirmek zorunda kaldığını belirten Kışla, “Barajlara bir ilçemizi verdik Yusufeli İlçesi kalkıyor tarih oluyor. En azından mevcut ilçeyi Minya Yusufeli olarak yaşatamaz mıyız” dedi.

Kışla,  DSİ Bölge Müdürlüğünden 9 barajın yer aldığı barajlar müzesinin yapılmasını istedi.

Bu dokuz barajın temelinden üretimine kadar her anını görselleriyle bir barajlar müzesi olmasını talep eden Kışla, Artvin turizm il müdürlüğüne personel takviyesi yapılması talebinde de bulundu.

Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe ise,  Artvin’in geleceğini turizmde aradığını söyledi.

Kocatepe, “Artvin gibi geleceğini turizmde arayan ama turizm enformasyon bürosu olmayan bir kentte turizmi masaya yatırmak çok büyük bir önem arz ediyor. Bizim fabrikamız yok bunun için elimizde kalmış en önemli değer şehrimizin bakirliği. Bu bakirliği bozmadan ön plana çıkararak Artvin’imizi turizm kenti haline getirmemiz gerekmektedir. Bugün turizmi konuşacağız şunu söyleyebilirim ki biz Karadeniz’den taşan turistlere mi ümit bağlayacağız yoksa kendimizin hazırladığı turizm planı ile mi bir çıkış yapacağız. Artvin’e gelip belli bir gün konaklayıp ilimizdeki tüm tarihi eserlerimizden doğamıza belli güne yayılmış komple turizm mi yapacağız. Buna karar vermemiz gerekiyor. Ben burada turizm işi yapmak istemiyorum ama bizi İzmir’den, Ankara’dan ve İstanbul’dan arayıp da kokartlı rehber istediklerinde gönderebileceğimiz kokartlı rehber yok bu duruma biran önce çözüm bulmamız lazım.  Turizm il müdürümüz samimiyetle çalışıyor ama 5-10 kişiyle bir ilde turizm adına ne yapabilir? Artvin’e turistlerin özel olarak gelmesi gerekiyor. Artvin’de neler yapılmalı da turist çekebiliriz bu konu özelinde çalışma yapmamız gerekiyor. Geçenlerde Katarlı yatırımcı getirdik ama Artvin dışında yaşayıp Artvin’e 3-5 yılda bir gelen 1 hafta kalıp köy hasretini gerçekleştiren hemşerilerimiz Artvin’i mi satıyorlar diye yaygara koparıyorlar. Biz Artvin’de turizmi geliştirmeye çalışıyoruz bunu yaparken de planlamış olduğumuz master turizm planına göre yapıyoruz. Master turizm planımız çerçevesinde siz de gelip yatırımda bulunabilirsiniz. Karadeniz kontrol edilemez bir turizm yaşıyor. Karadeniz’deki bu kontrol edilemez turizmin eksiklilerinin tecrübesinden yararlanarak Artvin’de doğayı bozmadan taşkın kalabalıkları değil seçkin misafirleri ağırlayacağız felsefesiyle bir turizm anlayışı benimsedik. Bu çalıştayın Artvin’e hayırlı olmasını diliyorum saygılarımı sunuyorum.” diye konuştu. 

Konuşmaların ardından çalıştay Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtım Genel Müdürü İrfan Önal moderatörlüğünde devam etti. Çalıştayda, sektör temsilcilerinin karşılaştıkları sorun, talep ve önerileri de görüşüldü.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir