Şavşat’a en rahat Kars üzerinden gidiliyor. Trabzon üzerinden de gidilebiliyor ancak yol biraz yıpratıcı. İzmir’den Kars’a aktarmasız uçuşa yetişmek için, Cittaslow Türkiye ağının koordinasyon ekibi olarak Seferihisar Belediyesi’nden Candaş Balta ve Samet Akboğa ile Cuma sabahı yola çıktık. Havaalanına vardığımızda Cittaslow Uluslararası Başkan Yardımcısı ve Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Bilim Komitesi üyemiz Prof. Dr. Murat Barkan ile uçağa bindik. Sıkıntısız geçen 2.5 saat sonunda Kars’a indik. Kars ufak ama şirin bir havaalanı. İstanbul, Ankara ve İzmir’den gelen uçaklar hemen hemen aynı saatte iniyor. Buluşmak için iyi olsa da 3 uçak insanın aynı anda bavul beklemesi süreci biraz uzatıyor. Beklerken Bilim Komitesi. üyemiz Prof. Dr. Rıdvan Yurtseven, Vize Belediye Başkanı Sedat Balkı ve Başkan Yardımcı ve aynı zamanda Vize Cittaslow temsilcisi olan Yavuz Tezcan’la karşılaştık. Vize’ye yapılmak istenen termik santral ve neler yapabileceğimiz hakkında biraz konuştuk. Bu konuyu daha sonra ayrıntılı olarak ele alacağız. Taraklı Belediyesi’nden Cittaslow temsilcisi Şahin Akı ve Alaattin Koç’u Yeniboğaziçi’nden Umut Kurşun’u da kalabalıkta bulduk. Şavşat Cittaslow temsilcisi Filiz Özcan’a geldiğimizi bildirdik Cittaslow Genel Direktörü Pier Giorgio Oliveti ile birlikte bizi bekliyorlarmış. Genel Direktör’ün toplantımıza katılmasının bizim için anlamı büyük. Özellikle Türkiye’ye insanların gelmeye çekindiği bir zamanda. Bavullarımızı aldık dışarı çıktık. Bilim Komitesinden Av. İlker Ünsever’le karşılaştık. İlker hoca Türkiye’nin ilk turizm hukukçusu aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi. Filiz Hanım ve Şavşat ekibiyle yola çıktı. Filiz Hanım inanılmaz bir enerjiye ve pozitifliğe sahip. Kars’tan Şavşat’a iyi şartlarda 1.5–2 saatte gidilebiliyor. Yollar açıktı ama yine de dikkatli gittik.

Yolda fotoğraf çektirmek için durduğumuzda şöyle bir manzarayla karşılaştık.

Şavşat’a girince bayraklarıyla atlılar bize tören alanına kadar eşlik ettiler. Şavşat Belediye Başkanı Ahmet Sinan Öztürk bizi Şavşat Çocuk Belediyesi ile birlikte karşıladı.

Heyetin geri kalanıyla da burada buluştuk. KKTC Lefke Belediye Başkanı Aziz Kaya, Cittaslow KKTC Teknik Koordinatörü Hasan Karlıtaş, Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, Eğirdir Cittaslow temsilcisi Görkem Çakın, Gerze Belediye Başkanı Osman Belovacıklı ve Gerze Cittaslow temsilcisi Zeynep Altunel.

Göynük Belediye Başkanı Kemal Kazan ve Göynük Cittaslow temsilcisi Sibel Bozdağcı son anda yaşanan bir program değişikliği nedeniyle ertesi sabah bize katılabildi. Halk oyunları gösterisinden sonra Şavşat Evi’nde geçtik. Şavşat’ı ziyaret etmeyi düşünüyorsanız başlangıç noktası Şavşat Evi olmalı. Geleneksel Şavşat mimarisiyle yapılmış, Şavşatlı kadınların yerel ürünlerle yaptığı geleneksel yemekleri inanılmaz bir manzara eşliğinde yiyebileceğiniz bir yer. Yemeklerin hepsi çok güzel ama “Peynir Boranı” iddialı isminden anlayabileceğini gibi gerçekten farklı. Yöresel peynirle yumurta çırpılıyor, bakır kapta fırında pişiriliyor. Gerçek bir lezzet şöleni. Yemekten sonra Şavşat Evi’nin dünya dışı manzarasında çay içerken havanın korkulacak kadar soğuk olmadığını farkettik. İzmir’in daha soğuk olduğunda mutabık kaldık, bu konuya ilerde tekrar döneceğiz 🙂 

Yemekten sonra Şavşat turuna Şavşat (Satlel) Kalesi ile başladık. Kaleye biraz merdiven tırmanarak çıkıyorsunuz bu sayede yediklerinizin birazını yakabildiğinizi sanıyorsunuz. Ortaçağ’da Gürcü Bagratlı Krallığı tarafından kurulan kalede Yrd. Doç. Osman Aytekin başkanlığında kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor. Kalede bizi Osman hoca karşıladı hem kale hem bir sonraki durağımız hakkında detaylı bilgi verdi. Kaleden kısa bir yolculukla Tibet Manastırı’na geçiyoruz. Manastır çok iyi durumda değil ve acilen koruma altına alınması gerekiyor.

Yerel yönetimlerle çalışan birinin gözünde çok başarılı bulduğum bir iş Çiçek Nene caddesi üzerindeki seyir terası. Kente hakim bir noktaya yapılmış seyir terasına termosunu yemeğini alan geliyormuş. Hem halkın gerçek bir ihtiyacını karşılıyor hem de bunu düşük bir maliyetle yapıyor. Terastan bakınca manzara şu şekilde:

Bütün gün aslında o kadar soğuk değilmiş İzmir daha soğuktu dediğimiz hava gerçek yüzünü göstermeye başlıyor. Hava gerçekten soğuk. Dondurucu soğukta sokaklarda yaşamaya çalışan hayvanlar için kulübeler yerleştirildiğini görmek içimizi biraz olsun ısıtıyor. Meydanda ki Cittaslow yazısı tam önünde fotoğraf çektirmelik.

Diğer bir çok başarılı belediyecilik örneği Kadın Yaşam Merkezi. Hayırsever Ülkü Ulusoy’un finansman desteğiyle yapılmış. Belediye kurmak istediği yerel üretici pazarının ilk adımı olarak kadınların geleneksel el sanatları kursları alabileceği, üretebileceği mükemmel bir merkez oluşturmuş. Cittaslow felsefesinin en önemli ayaklarından biri yerel üretim. Sadece tüketmek için yaşadığımız veya yaşamaya yönlendirildiğimiz bir dünyada üretmek, yerelde üretmek, her açıdan çok değerli. Kadın Yaşam Merkezi’nin zemin katında da eskiden kullanılan el aletlerinin tanıtıldığı bir müze de var.

Akşam yemeğini yedikten sonra gece kalacağımız bungalovlara geçiyoruz. Bungalovlara geçmek dediğimiz eylem -20’li derecelerde ve her yerin kar olduğu bir yerde bu alışık olmayan insanlar için bir macera halini alıyor. Ertesi sabah inanılmaz bir kahvaltı yapıp Koordinasyon Komitesi toplantısına geçiyoruz. Bu toplantının özelliği Eğirdir, Gerze ve Göynük’ün aramıza katılıyor oluşu. 3 kent de birbirinden güzel ve farklı. Göynük tam bir Osmanlı kasabası. Restore edilmiş onlarca konak var. Dükkanların tabelaları ahşap, restore edilmiş eski çarşıda hala tahta kaşık yapan ustaları görebiliyorsunuz. Gerze demek direniş demek Gerze demek yeşilin bütün tonları demek. İnsanlarının sıcaklığı, yaylaları, ormanları, sahilleri ile bambaşka bir yer. Bambaşka derken organik ahşap oyuncak atölyesine sahip bir kentten söz ediyoruz. Eğirdir Isparta’da ve çok şaşırtıcı bir yer. Kent merkezinde Maldivler’i andıran bembeyaz bir plaja ve masmavi bir denize (göle) sahip. Bir tarım kenti özellikle elması ünlü. Elma hemen hemen bütün yemeklerde var, elma çorbası, elma tatlısı vs. Kovada Gölü Milli Parkını anlatmak mümkün değil görmek lazım. Bu kentlerimiz hakkında daha detaylı bilgiyi başka bir yazıda değinmek lazım. Hepsinin ortak özelliği vizyoner, ufku açık belediye başkanlarına sahip olmaları ve kendi değerlerine sahip çıkmaları. Cittaslow’un ilginç bir yapısı var farklı partilerden belediye başkanlar, milletvekilleri ortak bir paydada buluşabiliyor. CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz ve AKP Artvin Milletvekili İsrafil Kışla sırayla söz alarak Cittaslow hareketini desteklediklerini ve ellerinden gelen yardımı yapacaklarını belirttiler.

Güreşin eksili derecelerde kar üstünde yapılmayacağını düşünebilirsiniz ama yanılırsınız. Yaklaşık 300 yıldır Şavşat’ta Karakucak güreşleri geleneği devam ediyor. Farklı ülkelerden gelen güreşçilerin katılımıyla gerçekleşen bu etkinliğe şahit olduk. Ancak güreş müsabakasından önce oynanan “berobana” belki de bütün geziye damgasını vurdu. Berobana çok daha eskiye dayanan kadim bir oyun. Berobana ekibi köyü dolaşıyor herkesten ürettiği malzemeleri topluyor ve daha sonra bu malzemelerden hep beraber yemek yapılarak yeniliyor yani harfana yapılıyor. Hayvan maskeleri neyi temsil eder, dansların anlamı nedir daha detaylı incelemek lazım. Söylenene göre akademisyenler gelip oyunu kaydetmiş ve araştırma yapmış. Bu konuyu da daha sonra detaylı değinmek üzere bir kenara kaldıralım.

Güreş müsabakasının sonuna kadar kalmadan Karagöl’e gitmek için yola çıkıyoruz. Karlı buzlu yollarda araçları kullanan bütün arkadaşlarımıza, başta Öner Abi olmak üzere buradan selam gönderelim, gerçekten zor bir iş. Karagöl bembeyaz. Tamamen donmuş üstü de etrafı da bembeyaz. Karagöl’deki tesiste ve dışarda ateşler yakılmış ve döner yapılıyor. Yiyip yiyebileceğiniz (büyük ihtimalle) en lezzetli et.

Dönüşte yolda kızak yaptık. Şavşat’ın yöresel kızakları var tek kişilik olana “ska” çok kişilik olana “zangas” deniyor. 3 kişilik kızağa 4 kişi binerek bir anda çocukluğumuza döndük. Çok hızlıydık çok kaza yaptık ancak inanılmaz eğlenceli bir zaman geçirdik.

Şavşat inanılmaz bir yer. Biraz klişe olacak ama ilk fırsatta gidip görülmesi gereken bir yer. Sonbaharda, ilkbaharda, yazın, kışın her mevsimde güzel. En güzel yönlerinden biri de insanları. Soğuk memleketin soğuk insanı olur dersiniz ama geceleri -30 derecede halay çeken insanlardan bahsediyoruz. Hem de saatlerce. Yaylaları, ormanları, yerel üreticileri, yerel yemekleri, sıcacık insanları ile Şavşat’ta ruhumuzun bir kısmını bırakarak döndük. Belediye Başkanı Ahmet Sinan Öztürk’e, Cittaslow temsilcisi Filiz Özcan’a, eşi Ertuğrul Özcan’a ve organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkürler.

Bülent Köstem
Cittaslow Türkiye Teknik Koordinatörü

One Response to CittaSlow Türkiye’den Şavşat Yorumu
  1. Sayın Bülent Bey, 09 Şubat 2017 tarihli “Cittaslow Türkiye’den Şavşat Yorumu” adlı gezi değerlendirmenizi okudum. Şavşat’ın tanıtımı ve özgün değerleri ile geleceğe taşınması hususunda bu tür yazıların faydasını bilen biri olarak ilgileriniz için teşekkürlerimi belirtmek isterim. Sağ olun var olun…Osman AYTEKİN, 09.02.2017, Van


[top]

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir