Ç
  • 18.06.2019
  • ° / Hafif Yağmur
Ç

Okunma Sayısı: 327 | 09.01.2018

Çaçan: Kıldan örülü süt süzgeci

Çaçiyan: Kılık kıyafeti bozuk. (Çaçuna)

Çakma: Evin önüne yapılan sundurmanın üstü

Çala: Mısır sapı

Çalaheş: Beşikte döşek altına konan çaput.

Çan: Yarı burulmuş tosun.

Çançala: İki yaşındaki tosun.

Çancik: Külek sapını bağlayan ağaç perçin.

Çarbadan: At ile yük taşıyan kişi.

Çarbadan: Koyun Zili

Çarhala: Pazı

Çatan: Gübre taşımakta kullanılan büyük kızak sepeti.

Çaxçax: Değirmen taşına dokunarak tahıl danelerinin dökülmelerini sağlayan xaroya aslı bir alet

Çeçil: Bir peynir türü.

Çegil: Çakıl taşı, Taş yığını.

Çemsitmek: Korkup vazgeçme, geri durma.

Çenço: Kurutulmuş taze fasulye

Çenkürmek: Havlamak.

Çeper: Ağaç çit.

Çerma: Ilık kaynak suyu.

Çermik: Şifalı su. Ilıca, Kaplıca.

Çerpeş: Eriyerek lapalaşmış kar.

Çiçina: Küçük delik.

Çiçkar: Ağaçtan yapılmış ağıl kapısı.

Çiğit: Çekirdek.

Çil: Hasır otu.

Çinacuna: Taze yenen yeşil bir bitki.

Çirbağa: Küçük erkek çocuk.

Çivlika: Ahşap kapı kilidi.

Çoçetmek: Çocuğun emeklemesi.

Çoka: Yün dokuma kumaş ve ceket.

Çıpırt: Göz çapağı

Çırmak: Yırtmak.

Çırmıklamak: Tırmalamak.

Çırtım: Zerre

Çörüşmek: Buruşmak.

| |   | | |