K
  • 25.08.2019
  • ° / Hafif Yağmur
K

Okunma Sayısı: 390 | 09.01.2018

Kaçe: Kız çocukları içi azarlama sözü.

Kaçka: Ağaçtan yapılmış el arabası.

Kalat: Kol sepeti.

Kale: Boynuzlu koyun.

Kalmakal: Karışıklık.

Kanç: Pençe.

Kandara: Ağaç beşiğin üstteki boylama ağacı.

Karişkal: İnce yağan dolu.

Katalamak: Kovmak.

Katami: Tavuk.

Katmer: Bir çeşit börek.

Kav: Kuruntulu gösterişli.

Kavut: Kurutulmuş armut’un öğütülerek saklanması. Daha sonra gerektiğinde su ile ezilerek katık olarak kullanımı

Kaygana: Yumurta un ve peynir karıştırılarak yapılan yemek.

Kazonni: Fabrika yapısı. Orijinal.

Kecera: Sertçe.

Kedel: Evin yan duvarı.

Kelle: Başak.

Kerdige: Arpa buğday karışımı. Mahült.

Kersan: Ağaçtan yapılmış hamur teknesi.

Kert: Bayat ekmek.

Kertmek: Çentik atmak

Kileka: Büyük külek.

Kirkal: “U” harfi şeklinde kıvrılmış, ağaç hayvan bağı.

Kmi: Turşusu yapılan bir bitki.

Koçik: Bel üstü kadın giysisi. Kofta.

Kocor: Küçük sırt.

Kod: 1. Yaklaşık 16 desimetreküp hacminde, ağaçtan yapılan hububat ölçü aracı. 2. Su değirmenlerinde kapalı oluk.

Kofta: Bel üstü kadın giysisi. Koçik.

Kokol: Hilal boynuzlu (öküz).

Kokollamak: Üst üste yığın tepe haline getirmek.

Kokoroz: Gösterişe önem veren.

Kolo: Küt.

Kolopa: Ağaçtan yapılan mini külek.

Kom: Koyun ahırı.

Komboş: Değeneğin başındaki kabarıklık.

Komzek: Ahırda dışkıların dışarı atıldığı delik.

Konçik: Küçük çıra kütüğü.

Koper: Daneleri alınmış mısır koçanı.

Kopit: Kabaca.

Kopo: Kağnı arabasında bir parça.

Kort: Yeşil çimenlik.

Kosat: Köprü ve binalarda yük taşıyan kalın ağaç.

Kosravi: Bir nevi tırpan bileme taşı.

Kota: Küçük kısa odun parçası. Bondruğ tutmağı.

Koteta: Köşeli kesilmiş tahta parçası.

Kotik: Manda yavrusu. Malak.

Koş: Alın.

Kratuna: Yabani elma. Bazı yerlerde “kivil” denir.

Kuci: Cecim tezgahında kullanınlan bir alet

Kurat: Çocuğu olmayan. Çocuksuz.

Kuruşta: Gazla yanan mini lamba. İdare lambası.

Kuymak: Kaymak katılarak yapılan bir yemek.

Kuzuk: Kambur.

Kuşkana: Küçük tencere.

Kıdık: Keçi yavrusu.

Kıjğırmak: 1. Kışkırmak, 2. Kışkırtılmış

Kükner, Köknar: Göknar

Küla: Patatesin pişince dağılıp açılan cinsi.

Külek: Ağaçtan yapılan silindir biçiminde saplı kap.

Külufak: Kırım kırım. Param parça.

Külül: Bezelye.

Kıniyaz: Her şeye aşırı özen gösteren. Hassas.

Kıntıravaz: Kolay kolay bir şeyi beğenmeyen.

Kınıçka: Nüfus hüviyet cüzdanı.

Kırav (i): sabah çisesi.

Kırç: Sertleşmiş kar.

Kırvanka: Yaylı el kantarı.

Kürün: Hayvanların su içtiği yalak.

Kütan: Ağaç pulluk.

Küze: Topraktan yapılan su kabı. Testi.

Körezlemek: Bir şeyi sinirlenerek savurmak, atmak.

Körüt: Kartlaşmış erkek keçi yavrusu.

Köynek: Gömlek

Köşki: Köy evlerinde arka balkonun ortasına çıkma biçiminde yapılan süslemeli yüksekçe bir yer. Köşk.

| |   | | |